İçeriğe geç
ahleruaPSİKOLOJİK DANIŞMANLIK
NE HAKKINDA OKUMAK İSTERSİNİZ?

Bir konu, duygu veya merak ettiğiniz bir soru yazın.

← Yazılara dön Ruh sağlığı

Panik anında yanınızdakine ne söylenmeli? Yakınınıza sakin bir şekilde eşlik etmek

Ahlerua Yayın
Kanepede oturan iki yetişkin: başının üstünde gerginlik çizgisi olan, gözleri kapalı, eli göğsünde bir kadın ve yanında sakin oturup “Buradayım.” diyen bir erkek; aralarında sakin bir dalga çizgisi. Solda “Panik anında yanında olmak” başlığı ve yeşil onay işaretli üç öneri: Yanında kalın, kısa ve sakin konuşun, birlikte yavaşça nefes alın.

Bir kafede, bir toplantıda ya da evde, akşam yemeğinden sonra… Yanınızdaki kişinin nefesi birden hızlanıyor, eli göğsüne gidiyor, “Bir şey oluyor, nefes alamıyorum” diyor. Böyle bir anda çoğumuz donup kalırız: Ne söylesek yanlış olacakmış gibi gelir. Bu yazıda panik anında yanınızdaki kişiye nasıl eşlik edebileceğinizi, hangi cümlelerin iyi geldiğini ve ne zaman tıbbi yardım çağırmak gerektiğini birlikte ele alıyoruz.

Panik atak nedir, ne kadar sürer?

Panik atak; kalp çarpıntısı, terleme, titreme, nefes darlığı, göğüs ağrısı, baş dönmesi, mide bulantısı ve kontrolü kaybetme ya da ölme korkusu gibi belirtilerin aniden ve yoğun biçimde ortaya çıktığı bir korku dalgasıdır. Bazen bedenden kopmuş gibi hissetmek de buna eşlik eder. Ataklar bazen belirgin bir tetikleyici olmadan, beklenmedik bir anda gelebilir.

Birleşik Krallık Ulusal Sağlık Servisi’nin (NHS) bilgilendirmesine göre panik atakların çoğu 5 ile 20 dakika arasında sürer; daha uzun sürdüğü bildirilen ataklar da vardır. Atak çok korkutucudur ama tek başına bedene zarar vermez. Bunu bilmek, yanında olan kişi olarak sizin de daha sakin kalmanıza yardım eder: Göreviniz atağı “durdurmak” değil, dalga yükselip inerken kişinin yalnız olmadığını hissettirmektir.

Önce: Bu gerçekten panik mi?

Panik atak belirtileri kalp krizi gibi başka acil durumlarla karışabilir. Kişi daha önce panik atak yaşadığını size söylemediyse ya da emin değilseniz varsayımda bulunmayın. Göğüste aniden başlayan, geçmeyen ya da baskı, sıkışma gibi hissedilen bir ağrı varsa; ağrı kola, boyuna, çeneye, mideye veya sırta yayılıyorsa; ağrıya terleme, bulantı, sersemlik ya da nefes darlığı eşlik ediyorsa; kişi bayılıyorsa veya nefes almakta ciddi zorlanıyorsa vakit kaybetmeden acil yardım numarasını arayın. Emin olamadığınızda aramak, beklemekten daha güvenlidir.

Panik anında ne söylemeli?

Panik sırasında zihin karmaşık cümleleri ve uzun açıklamaları izlemekte zorlanır. Bu yüzden kısa, sakin ve yavaş konuşmak daha çok işe yarar. Sizin sakinliğiniz, karşınızdakinin sakinleşmesine de yardım eder.

Panik anında söylenecek cümleler: ‘Bunları demeyin’ başlıklı kırmızı kartta ‘Sakin ol!’, ‘Abartıyorsun, bir şey yok.’ ve ‘Neden oldu, ne düşündün?’; yeşil kartta bunun yerine ‘Buradayım, yanındayım.’, ‘Bu çok korkutucu ama geçecek.’ ve ‘Benimle yavaşça nefes al.’
  • “Buradayım, yanındayım.” Yalnız olmadığını bilmek, korkunun en yoğun anında bir tutunma noktasıdır.
  • “Bu çok korkutucu ama geçecek.” Yaşadığını küçümsemeden, dalganın geçici olduğunu hatırlatır.
  • “Benimle yavaşça nefes al.” Ne yapacağını tek ve basit bir adımla söyler.

“Sakin ol”, “Kendini topla” ya da “Abartıyorsun” gibi cümleler genellikle iyi gelmez; kişi zaten sakinleşmek ister ama o an bunu yapamamaktadır. Kendi deneyiminizle karşılaştırmaktan ve “Neden oldu, ne düşündün?” gibi cevap gerektiren sorular sormaktan da kaçının. Konuşmak iyi gelecekse, cevap beklemeyen nötr bir konu açabilirsiniz.

Birlikte nefes almak: Ritmi siz tutun

Yavaş ve derin nefes, kişinin kendi başına da uygulayabileceği önerilerin başında gelir. Panik anında bunu birlikte yapmak daha kolaydır. Kendiniz yavaşça nefes alıp verin; sesli sayabilir ya da kolunuzu yavaşça kaldırıp indirerek ritmi gösterebilirsiniz. O sizin ritminizi izlesin; zorlamayın, kusursuz yapılması gerekmez.

İki yetişkin karşılıklı sandalyelerde oturuyor: biri kolunu yavaşça kaldırıp indirerek ‘Biiir… ikiii… üüüç…’ diye sesli sayıyor, diğeri eli göğsünde, gözleri onda, bu ritmi izliyor; yanda ‘Kâğıt torbaya nefes aldırmayın’ uyarısı

Kâğıt torbaya nefes aldırmak sık duyulan bir öneridir; ancak Yeni Zelanda’nın klinik olarak gözden geçirilen sağlık bilgi platformu Healthify, bunun işe yaramadığını ve tehlikeli olabileceğini belirtiyor. Siz de bedeninizde stresin izlerini zaman zaman fark ediyorsanız, stres yükünü fark etmek üzerine yazımız da size fikir verebilir.

Ortamı sadeleştirin ve dikkati dışarı çevirin

Mümkünse kişiyi gürültüden, parlak ışıktan ve meraklı bakışlardan uzak, sessiz bir köşeye alın. Yanında bir ya da iki kişinin kalması yeterlidir; çevrede çok kişi varsa diğerlerinin uzaklaşması rahatlatıcı olabilir. Kişinin kendi bulunduğu yerde kalmak istemesine de saygı gösterin.

Dikkati bedendeki belirtilerden çevreye çevirmek de yardımcı olabilir. Örneğin “5-4-3-2-1” denen yöntemle kişiden gördüğü beş şeyi, dokunabildiği dört şeyi, duyduğu üç sesi, aldığı iki kokuyu ve fark ettiği bir tadı söylemesini isteyebilirsiniz. Ayaklarını yere basıp zemini hissetmek de bulunduğu yerle bağ kurmasına yardım edebilir. Bu adımları bir talimat listesi gibi değil, tek tek ve yavaşça önerin.

Panik geçtikten sonra

Panik atağın yükselip inen bir dalga gibi gösterildiği zaman şeridi: ilk dakikalarda yanında kalmak ve sessiz bir köşe bulmak, yükselirken kısa cümleler ve birlikte yavaş nefes, geçtikten sonra dinlenmesine izin vermek ve ertesi gün hâlini sormak; altta çoğu atağın 5–20 dakika sürdüğü notu

Atak geçtikten sonra kişi yorgun, mahcup ya da şaşkın hissedebilir. Temposunu o belirlesin; hemen kalkmak, işine dönmek ya da olanı anlatmak zorunda değil. İsterse çevredekilere “İyi, biraz dinleniyor” diye haber verebilirsiniz. Birkaç saat sonra ya da ertesi gün kısa bir mesajla hâlini sormak, “Seni önemsiyorum” demenin sade bir yoludur.

Yakınınıza destek olurken siz de etkilenebilirsiniz. Kendi duygularınıza da yer açın; bir yakına destek olmak üzerine yazımızdaki öneriler, farklı bir zorluk için yazılmış olsa da eşlik eden kişinin ihtiyaçlarını düşünmeye yardımcı olabilir.

Ne zaman bir uzmana başvurmak iyi gelir?

Tek bir panik atak yaşamak, bir rahatsızlık olduğu anlamına gelmez. Ancak ataklar sık tekrarlıyorsa, kişi yeni bir atak yaşama korkusuyla belirli yerlerden veya durumlardan kaçınmaya başladıysa ya da bu durum işini, ilişkilerini ve günlük yaşamını etkiliyorsa bir hekim veya ruh sağlığı uzmanıyla görüşmek iyi bir adımdır. Panik bozukluğu için bilişsel davranışçı terapi gibi konuşma terapileri ve gerektiğinde hekim tarafından değerlendirilen ilaç tedavileri dâhil, etkinliği araştırılmış destek seçenekleri vardır. Hangi yolun uygun olduğuna kişinin kendisi, bir uzmanla birlikte karar verir.

Yakınınızı desteğe yönlendirmek isterseniz bunu baskı kurmadan, sakin bir zamanda konuşabilirsiniz. Psikolojik destek almaya hazırlanmak ve ilk görüşmede neler konuşulduğu üzerine yazılarımız bu adımı kolaylaştırabilir. Hangi konularda destek verdiğimizi danışmanlık alanları sayfamızda bulabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Acil bir durumda acil yardım numarasını arayın.

Kaynaklar

  • NHS (Birleşik Krallık Ulusal Sağlık Servisi), Panic disorder, son gözden geçirme 22 Ağustos 2023; erişim 18 Ekim 2026.
  • NHS, Chest pain, son gözden geçirme 8 Ağustos 2023; erişim 18 Ekim 2026.
  • MedlinePlus (ABD Ulusal Tıp Kütüphanesi), Panic Disorder, güncelleme 10 Haziran 2024; erişim 18 Ekim 2026.
  • Healthify He Puna Waiora (Yeni Zelanda), Panic attack – supporting somebody, klinik gözden geçirme 9 Mayıs 2024; erişim 18 Ekim 2026.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır. Kişisel değerlendirme, tanı veya terapi yerine geçmez.

OKUMAKTAN KONUŞMAYA

Bu yazı size bir şey hatırlattıysa,
birlikte konuşabiliriz.

Nasıl bir desteğe ihtiyaç duyduğunuzu anlamak için 30 dakikalık ücretsiz ön görüşme talep edebilirsiniz. Terapiye başlama zorunluluğu yoktur.

Ücretsiz ön görüşme
İLK ADIM İÇİN BURADAYIZ

Bazen başlamak için
biraz konuşmak yeter.

Nasıl bir desteğe ihtiyaç duyduğunuzu birlikte konuşalım. 30 dakikalık ücretsiz ön görüşmede bizi tanıyın, aklınızdaki soruları sorun.

Bu bir terapi seansı değildir; sonrasında devam etme zorunluluğunuz yoktur.

Ücretsiz ön görüşme