İçeriğe geç
ahleruaPSİKOLOJİK DANIŞMANLIK
NE HAKKINDA OKUMAK İSTERSİNİZ?

Bir konu, duygu veya merak ettiğiniz bir soru yazın.

← Yazılara dön Ruh sağlığı

Günler kısalınca ruh haliniz de mi değişiyor? Mevsimsel düşüşü fark etmek

Ahlerua Yayın
Pencere önünde sandalyede oturan, elinde bardak tutan bir kadın batan güneşe bakıyor; yanında "Günler kısalınca — Ruh halinizdeki mevsimsel düşüşü fark etmek" başlığı.

Ekimden itibaren akşamlar giderek daha erken kararır; Kasım ve Aralıkta işten ya da okuldan çıktığınızda dışarısı çoğu zaman kararmış olur. Sabah kalkmak zorlaşır, akşam ise kanepeden kalkıp bir arkadaşla buluşmak gözünüzde büyür. Birçok insan bu dönemde kendini daha durgun, daha yorgun ve içine kapanmaya daha yatkın hisseder.

Bu yazıda mevsim değişirken ruh halinde görülebilen düşüşü, bunun olası nedenlerini, günlük hayatta deneyebileceğiniz küçük adımları ve hangi durumda bir uzmanla konuşmanın iyi gelebileceğini ele alıyoruz.

Kış hüznü ile mevsimsel duygudurum bozukluğu aynı şey değil

ABD Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü (NIMH), pek çok kişinin günler kısaldığında sonbahar ve kışta kendini keyifsiz ya da çökkün hissettiğini, uzun gün ışığı geri geldiğinde ilkbaharda daha iyi hissettiğini belirtir. Bu yaygın dalgalanmaya halk arasında “kış hüznü” de denir.

Bazen ise bu değişim daha belirgindir ve kişinin nasıl hissettiğini, düşündüğünü ve davrandığını etkiler. Mevsimsel duygudurum bozukluğu (İngilizce kısaltmasıyla SAD), mevsimlere bağlı olarak tekrarlayan bir depresyon türüdür. Çoğu kişide belirtiler sonbaharın sonunda ya da kışın başında başlar, ilkbahar ve yazın geriler. Daha seyrek olarak tersine, yaz aylarında ortaya çıkan bir örüntü de görülebilir.

Sonbahar, kış ve ilkbaharı bir yay üzerinde gösteren infografik: sonbaharda günler kısalır, kışta durgunluk artabilir, uyku ve iştah değişebilir, ilkbaharda çoğu kişide belirtiler hafifler; aynı dönem her yıl tekrar ediyorsa bir uzmana danışılması önerilir.
Mevsimsel dalgalanma: aynı dönem her yıl tekrar ediyorsa bunu bir uzmanla konuşmak yararlı olabilir.

Bu ayrımı kimse kendi kendine yapmak zorunda değil. Tanı ancak bir sağlık profesyonelinin değerlendirmesiyle konur; İngiltere Ulusal Sağlık Hizmeti (NHS), örneğin belirtilerin en az iki yıl boyunca yılın belirli bir döneminde ortaya çıkmasının değerlendirmede dikkate alındığını belirtir. Bu yazı bir tanı aracı değildir; yalnızca neye dikkat edebileceğinizi anlatır.

Neler fark edilebilir?

NHS ve NIMH’nin aktardığı belirtiler arasında şunlar yer alır:

  • Çökkün ruh hali ve normalde keyif aldığınız şeylere ilginin azalması
  • Suçluluk, umutsuzluk ya da değersizlik duyguları
  • Huzursuzluk veya çabuk sinirlenme
  • Odaklanmakta zorlanma
  • Her zamankinden daha yorgun olma ve daha çok uyuma
  • İştahın artması, her zamankinden fazla yeme
  • Sosyal ortamlardan çekilme, “kış uykusuna yatma” hissi

Bu belirtilerin bir ya da ikisini zaman zaman yaşamak, tek başına bir sorun olduğu anlamına gelmez. Önemli olan sıklık, süre ve günlük hayatınızı ne kadar etkilediğidir. Kendinize zarar verme düşünceleri ortaya çıkarsa beklemeden destek alın; acil bir durumda acil yardım numarasını arayın.

Neden olabilir?

Mevsimsel düşüşün nedeni tam olarak bilinmiyor. NHS, bunun kışın azalan gün ışığıyla bağlantılı olduğunun düşünüldüğünü; gün ışığındaki azalmanın ruh halini ve uyku düzenini (vücudun günlük ritmini) etkileyen melatonin ve serotonin gibi beyin kimyasallarında değişikliğe yol açabileceğini belirtir. NIMH de serotonin ve melatonindeki bu değişikliklerin günlük ritmi bozabileceğini ve uyku, ruh hali ve davranışta değişikliklerle sonuçlanabileceğini aktarır; araştırmaların hâlâ sürdüğünü de vurgular.

NIMH ayrıca kış mevsimine ve getirdiği kısıtlamalara dair olumsuz düşüncelerin yaygın olduğunu, bu düşüncelerin destek sürecinde ele alınabilecek önemli bir alan olduğunu belirtir. Yani “Bu kış da böyle geçecek” gibi düşünceler de bu dönemin bir parçası olabilir. Bunların düşüşün nedeni mi sonucu mu olduğu henüz net değil, ama destek sürecinde ele alınabilirler.

Bu nedenle, kendinizi bu dönemde daha az enerjik hissetmeniz bir “tembellik” ya da irade sorunu değildir. Kendinize daha anlayışlı yaklaşmak, küçük adımları atmayı da kolaylaştırır.

Günlük hayatta deneyebilecekleriniz

NHS, mevsimsel düşüş yaşayanlar için şu öz bakım önerilerini sıralar:

  • Gün ışığından olabildiğince yararlanın: Her gün gündüz saatlerinde dışarı çıkmaya çalışın.
  • Düzenli hareket edin: Düzenli egzersiz önerilenler arasındadır; kısa yürüyüşler iyi bir başlangıç olabilir.
  • Bağlarınızı sürdürün: Arkadaşlarınız ve ailenizle iletişimde kalın.
  • Olağan uğraşlarınızı bırakmayın: Alışık olduğunuz etkinlikleri sürdürmeye çalışın.
  • Uykunuzu düzenleyin: Her gün aynı saatte yatıp kalkmaya çalışın; yatmadan hemen önce telefon gibi elektronik cihazları kullanmayın.
  • Alkol ve madde kullanımından kaçının: Aşırı alkol ve yasa dışı madde kullanımı önerilmez.
Güneşli bir öğle vakti parkta bankta oturan, gözleri kapalı, elinde bardakla dinlenen bir adam; yanında “Gün ışığına çıkmak” başlığı altında gündüz biraz dışarıda olmak, gün ışığından yararlanmak ve kısa bir yürüyüşün de sayıldığı yazıyor.
Gündüz saatlerinde kısa bir süre dışarıda olmak, gün ışığından yararlanmanın kolay bir yoludur.

Enerjiniz düşükken bunların hepsini birden yapmak zor gelebilir. NIMH’nin aktardığı, mevsimsel duygudurum bozukluğuna uyarlanmış bilişsel davranışçı yaklaşımda da keyif veren ve ilgi uyandıran etkinlikleri belirleyip takvime yazmaya dayanan “davranışsal aktivasyon” yer alır. Günlük hayata uyarlarsak: “Canım isteyince yaparım” yerine küçük ve belirli bir planla başlamak işe yarayabilir. Örneğin “bu hafta iki gün öğle arasında on dakika yürüyeceğim” ya da “perşembe akşamı bir arkadaşımla kısa bir kahve içeceğim” gibi.

Sabah, öğle, akşam ve gece için dört kartlık günlük ritim şeridi: sabah her gün aynı saatte kalkın, öğle dışarı çıkıp ışık alın, akşam bir yakınınızla konuşun, gece ekranı yataktan önce bırakın; altta hepsini birden değil, birinden başlamanın yeterli olduğu yazıyor.
Kış günleri için küçük bir ritim: tek bir adımla başlamak da yeterlidir.

Işık terapisi (özel bir ışık kutusuyla gün ışığını taklit etme), NIMH’ye göre 1980’lerden bu yana kış örüntülü mevsimsel duygudurum bozukluğunda başvurulan temel yöntemlerden biridir. NHS ise bu yöntemin etkinliğine dair kanıtların yetersiz olduğunu, ancak birçok kişinin yararlı bulduğunu belirtir ve denemeden önce bir doktorla konuşulmasını önerir; bazı göz hastalıklarında ya da ışığa duyarlılığı artıran ilaçlar kullanılırken uygun olmayabilir. Bu nedenle böyle bir yöntemi kendi başınıza başlatmak yerine önce bir sağlık profesyoneline danışın.

Ne zaman bir uzmanla konuşmalı?

Aşağıdaki durumlarda bir ruh sağlığı uzmanıyla konuşmak iyi gelebilir:

  • Durgunluk ve isteksizlik iki haftadan uzun sürüyor, işinizi, ilişkilerinizi ya da günlük sorumluluklarınızı etkiliyorsa
  • Uykunuz, iştahınız ya da keyif alma biçiminiz belirgin biçimde değiştiyse
  • Bu dönem her yıl aynı mevsimde tekrarlıyorsa
  • Denediğiniz adımlara rağmen kendinizi daha kötü hissediyorsanız

NIMH, mevsimsel duygudurum bozukluğu için psikoterapi, ışık terapisi ve ilaç tedavisi gibi seçenekler bulunduğunu, hangi seçeneğin uygun olduğuna bir sağlık profesyoneliyle birlikte karar verilmesi gerektiğini belirtir. Belirtileri her yıl tekrarlayan kişiler için zamanlamanın da bir uzmanla birlikte planlanabileceğini aktarır.

Ahlerua olarak, bu dönemi yalnız göğüslemek zorunda olmadığınızı hatırlatmak isteriz. Destek almayı düşünüyor ama nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız psikolojik destek almaya hazırlanmak ve ilk psikolojik görüşmede neler konuşulduğu üzerine yazılarımız yol gösterebilir. Depresyonun genel belirtileri için depresyon nedir yazımıza, yalnızlık hissinin bu dönemde nasıl ağırlaşabileceği için yalnızlık ve sosyal bağlar yazımıza da göz atabilirsiniz. Çalıştığımız konuları danışmanlık alanları sayfamızda bulabilirsiniz.

Kaynaklar

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır. Kişisel değerlendirme, tanı veya terapi yerine geçmez.

OKUMAKTAN KONUŞMAYA

Bu yazı size bir şey hatırlattıysa,
birlikte konuşabiliriz.

Nasıl bir desteğe ihtiyaç duyduğunuzu anlamak için 30 dakikalık ücretsiz ön görüşme talep edebilirsiniz. Terapiye başlama zorunluluğu yoktur.

Ücretsiz ön görüşme
İLK ADIM İÇİN BURADAYIZ

Bazen başlamak için
biraz konuşmak yeter.

Nasıl bir desteğe ihtiyaç duyduğunuzu birlikte konuşalım. 30 dakikalık ücretsiz ön görüşmede bizi tanıyın, aklınızdaki soruları sorun.

Bu bir terapi seansı değildir; sonrasında devam etme zorunluluğunuz yoktur.

Ücretsiz ön görüşme