İçeriğe geç
ahleruaPSİKOLOJİK DANIŞMANLIK
NE HAKKINDA OKUMAK İSTERSİNİZ?

Bir konu, duygu veya merak ettiğiniz bir soru yazın.

← Yazılara dön Çocuk & ergen

Çocuklarla Duygular Hakkında Nasıl Konuşulur?

Ahlerua Psikoloji
Çocuklarla Duygular Hakkında Nasıl Konuşulur?

Bir çocuk okuldan dönüp çantasını yere fırlattığında aklımıza ilk olarak davranışı düzeltmek gelebilir. Oysa o an söyleyemediği bir kırgınlık, yorgunluk ya da hayal kırıklığı da olabilir. Duygular hakkında konuşmak, çocuğun her davranışını onaylamak anlamına gelmez. Yaşadığını anlatabilmesi için uygun bir dil ve güvenli bir ilişki sunmakla başlar.

Konuşmadan önce zamanı ve ortamı düşünün

Çocuk çok öfkeliyken uzun açıklamalar yapmak veya peş peşe neden soruları sormak sohbeti zorlaştırabilir. Önce kısa bir cümle yeterli olabilir: “Şu anda zorlandığını görüyorum, yanındayım.” Ardından biraz zaman tanıyın. Sofrada, birlikte resim çizerken veya eve yürürken açılan küçük bir konuşma, karşı karşıya oturulan resmî bir görüşmeden daha rahat hissettirebilir.

UNICEF’in çocuklarla iletişim rehberi, dinlemeyi ve duyguların adını koymayı öne çıkarır. Bunu uygularken doğru cevabı bulmaya çalışmanız gerekmez. “Sanki biraz kırıldın, doğru mu anladım?” gibi bir ifade, tahmininizi düzeltmesi için çocuğa alan bırakır. Çocuk “Hayır, kızgınım” dediğinde bu düzeltmeyi kabul etmek de konuşmanın değerli bir parçasıdır.

Duyguya yer verirken davranışa sınır koyun

Örneğin kardeşi oyuncağını aldığı için vuran bir çocuğa “Kızabilirsin, ama vurmana izin veremem” diyebilirsiniz. Sonrasında oyuncağı geri istemenin veya yardım çağırmanın nasıl söylenebileceğini birlikte denemek mümkündür. Burada amaç öfkeyi hızla yok etmek değil, öfke varken güvenliği koruyan başka bir yol bulmaktır.

Kendi cümlelerinizi de fark edin. “Bunda üzülecek ne var?” demek yerine “Senin için önemli olduğunu anlıyorum” demeyi deneyebilirsiniz. Duygunun nedenini yetişkin olarak küçük bulmanız, çocuğun deneyimini küçültmeyi gerektirmez. Söylediğiniz kelimeler kadar ses tonunuz ve acele edip etmediğiniz de sohbetin nasıl hissedildiğini etkiler.

Küçük ve tekrarlanabilir bir alışkanlık kurun

Günün sonunda herkesin bir hoşuna giden, bir de zor gelen anı paylaşması basit bir başlangıç olabilir. Çocuğun konuşmak istemediği günlerde anlatmaya zorlamayın. “Bugün söylemek istemiyorsan başka zaman dinleyebilirim” diyerek kapıyı açık bırakabilirsiniz. Bazen resim, oyun veya tek bir kelime, uzun bir anlatımdan daha kullanışlı olur.

Bu yaklaşımı evdeki sınırlarla birlikte düşünmek için pozitif ebeveynlik yazımızı okuyabilirsiniz. Çocuğun oyun içindeki ifade biçimlerini merak ediyorsanız oyun terapisi yazımız da başka bir okuma başlangıcı sunar. Bir yazı, çocuğa özel değerlendirme yerine geçmez.

Bir hafta boyunca yalnızca kullandığınız ilk cümleyi gözlemleyebilirsiniz. Çocuk bir duygu anlattığında hemen düzeltme, açıklama veya karşılaştırma yapıp yapmadığınıza bakın. Ertesi gün tek bir konuşmada önce duyduğunuzu kendi kelimelerinizle tekrar etmeyi deneyin. Çocuğun uzun uzun açılmasını beklemeyin; küçük bir yanıt, hatta başını sallaması bile konuşmanın nasıl sürdürüleceği hakkında size bilgi verebilir.

Ebeveynlerin sık sorduğu iki soru

Çocuğum “bilmiyorum” diyorsa ne yapabilirim?

Hemen daha fazla soru sormanız gerekmez. “Bugün teneffüs mü dersler mi daha zordu?” gibi somut ve küçük bir seçenek sunabilirsiniz. Yanıt gelmezse birlikte yaptığınız etkinliğe dönmek, konuşmayı daha sonraya bırakmak da mümkündür.

Ben de sesimi yükseltmişsem konuşma bozulur mu?

Sonradan dönüp “Az önce sesimi yükselttim, bunu daha sakin söylemek isterdim” demek ilişkiyi onarmaya yönelik bir adımdır. Çocuğu sizin duygularınızı düzeltmekle görevlendirmeden kendi davranışınızın sorumluluğunu alabilirsiniz.

Çocuğunuzla duygular üzerine konuşmakta sık sık zorlanıyorsanız, nereden başlayabileceğinizi birlikte ele almak için ücretsiz ön görüşmede bizimle tanışabilirsiniz.

Kaynaklar ve ileri okumalar

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır. Kişisel değerlendirme, tanı veya terapi yerine geçmez.

OKUMAKTAN KONUŞMAYA

Bu yazı size bir şey hatırlattıysa,
birlikte konuşabiliriz.

Nasıl bir desteğe ihtiyaç duyduğunuzu anlamak için 30 dakikalık ücretsiz ön görüşme talep edebilirsiniz. Terapiye başlama zorunluluğu yoktur.

Ücretsiz ön görüşme
İLK ADIM İÇİN BURADAYIZ

Bazen başlamak için
biraz konuşmak yeter.

Nasıl bir desteğe ihtiyaç duyduğunuzu birlikte konuşalım. 30 dakikalık ücretsiz ön görüşmede bizi tanıyın, aklınızdaki soruları sorun.

Bu bir terapi seansı değildir; sonrasında devam etme zorunluluğunuz yoktur.

Ücretsiz ön görüşme