“Okul nasıldı?” sorusuna “İyi” yanıtı geldiğinde bir ebeveyn kendini dışarıda kalmış hissedebilir. Bu kısa cevap tek başına ilişkinin koptuğunu göstermez. Ergenin gününü anlatmaya hazır olmaması, yorgun olması veya kendi alanını istemesi mümkündür. İletişimin nasıl ilerlediğine bakarken tek bir sohbetten çok, zaman içinde kurulan ilişkiyi düşünmek daha anlamlıdır.
Merakınızı cevabı önceden belli olmayan bir soruya dönüştürün
“Yine arkadaşlarınla mı tartıştın?” sorusu bir varsayım taşır. “Bugün seni en çok meşgul eden şey neydi?” daha açık bir başlangıçtır. Yanıtı duyduktan sonra hemen öğüt vermek yerine, “Bunu anlatırken benden ne istersin; dinlememi mi, birlikte düşünmemizi mi?” diye sorabilirsiniz. Böylece konuşmanın yönü yalnızca yetişkin tarafından belirlenmez.
UNICEF’in ergenlerle iletişim önerilerinde, yargılamadan dinlemek ve genç kişinin bakış açısına ilgi göstermek vurgulanır. Bu, bütün fikirlerine katılmayı gerektirmez. Anlamaya çalıştığınız bir düşünceye daha sonra itiraz edebilirsiniz. Önce ne söylediğini duyduğunuzu göstermek, tartışmanın sadece kimin haklı olduğu etrafında dönmesini azaltabilir.
İlgi ile denetleme arasındaki farkı görünür kılın
Örneğin telefon kullanımı konusunda kaygılanıyorsanız sohbeti yalnız ekran süresi üzerinden açmak yerine, günlük hayatın nasıl etkilendiğini konuşun. “Gece geç uyuduğunda sabah hazırlanmak ikimiz için de zor oluyor; bunun için nasıl bir düzen deneyebiliriz?” cümlesi, kişiliğe yönelik bir eleştiri yerine somut bir durumu ele alır.
Mahremiyet ve güvenlik beklentilerinizi açıkça belirtin. Nerede olduğunu bilmek istemeniz ile her konuşmasını öğrenmek istemeniz aynı şey değildir. Hangi bilgiyi neden istediğinizi anlatmak ve bu konuda karşılıklı bir düzen belirlemek yardımcı olabilir. Güvenlik kaygısı varsa bunu belirsiz tehditlere veya gizli sınamalara dönüştürmeden ele almak önemlidir.
Yalnızca sorun çıktığında konuşmayın
Birlikte dinlediğiniz bir şarkı, sevdiği bir oyun veya alışveriş listesi de sohbet için fırsat sunabilir. Her ortak zamanı okul başarısına ve sorumluluklara bağlamak zorunda değilsiniz. Ergenin sevdiği şeyleri küçümsemeden merak etmek, “Beni yalnızca bir sorun olduğunda fark ediyorlar” hissine karşı daha farklı bir ilişki deneyimi oluşturabilir.
Okul ve başarı baskısı konuşmalarınızda sık yer tutuyorsa sınav stresi üzerine yazımız konuyu genişletir. Akran ilişkilerinde zorlanmayı anlamak için sosyal anksiyete yazımız da okunabilir; bir gencin sessiz kalması tek başına böyle bir tanıyı göstermez.
Son konuşmanızı aklınızdan geçirip siz konuşurken ne kadar süre dinlediğinizi düşünebilirsiniz. Ergen bir cümle söylediğinde konuyu hemen kendi okul deneyiminize mi taşıdınız, yoksa onun anlamını öğrenmeye mi çalıştınız? Bir sonraki sohbette sadece bir açıklayıcı soru seçin. Yanıtını duymadan ikinci ve üçüncü soruya geçmemek, merakınızın daha az sorgulayıcı hissedilmesine yardımcı olacak bir denemedir.
Sohbet tıkandığında
Konuşmak istemiyorsa tekrar ne zaman yaklaşmalıyım?
“Şimdi konuşmak istemediğini anladım; istersen akşam tekrar sorabilirim” diyerek zamanı birlikte belirleyebilirsiniz. Her birkaç dakikada bir tekrar sormak yerine, üzerinde anlaştığınız aralığa saygı göstermek daha rahat bir zemin yaratabilir.
Fikirleri bana çok yanlış geliyorsa dinlemem gerekir mi?
Dinlemek, fikirlerin tamamını onaylamak değildir. Önce ne düşündüğünü anlamaya çalışıp kendi kaygınızı açık bir dille paylaşabilirsiniz. Zarar verme veya güvenlikle ilgili bir durum varsa yetişkin sorumluluğu gerektiren sınırlar ayrıca ele alınmalıdır.
Evdeki konuşmalar sık sık gerilimle sonuçlanıyorsa, ilişkinize uygun bir başlangıç düşünmek için ücretsiz ön görüşme talep edebilirsiniz.
Kaynaklar ve ileri okumalar
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır. Kişisel değerlendirme, tanı veya terapi yerine geçmez.
Bu yazı size bir şey hatırlattıysa,
birlikte konuşabiliriz.
Nasıl bir desteğe ihtiyaç duyduğunuzu anlamak için 30 dakikalık ücretsiz ön görüşme talep edebilirsiniz. Terapiye başlama zorunluluğu yoktur.
Ücretsiz ön görüşme

